Built with Berta

  1. Ara Güler örneğinden yola çıkarak fotoğrafçı arşivlerine dair bir bilgi tazelemesi

    Refik Akyüz, Serdar Darendeliler

    Ara Güler ismi fotoğrafla daha genel anlamıyla da sanatla ilgilenenler arasında başta olmak üzere ülkemizde -ve de kısmen yurtdışındaki fotoğraf çevrelerinde- öncelikle geçtiğimiz yüzyılın ortalarına tarihlenen siyah beyaz İstanbul fotoğraflarıyla hatırlanır. Ama sadece bu fotoğraflar değil Picasso, Salvador Dali, Alfred Hitchcock gibi dönemin ünlü isimlerinin portreleri, Afrodisyas ve Nuh’un Gemisi fotoröportajları ve 6-7 Eylül olayları gibi kimi toplumsal olaylarda çektiği fotoğraflarla bir dönemin görsel tarihini tutan Güler’in ismi, son zamanlarda gündeme farklı nedenlerle daha sık gelir oldu. Önceki yıllarda basında yer alan kendine ait bir müzenin kurulmasını istediği haberlerini, geçtiğimiz günlerde çıkan Galatasaray’daki ailesinden kalma Güler Apartmanı’nın ve bu binada korunan arşivinin Doğuş Grubu’na satıldığına yönelik haberler takip etti. Bu satış haberleri, tam da fotoğraf dünyasının gündemine oturmuşken bu kez de kısa bir süre sonra bu anlaşmanın bozulduğuna dair yeni haberler gazetelerde yer buldu. Son olarak da Aralık ayının başında, Beyoğlu Belediyesi’nin restore edilen binasının açılışında fotoğraflarının sergilenmesi nedeniyle verdiği bir söyleşide Güler, anlaşmanın bozulmadığını, sürecin devam ettiğini söyledi. Bu satış süreciyle ilgili oluşan kafa karışıklığının aslında eksik bilgilere dayanılarak yapılan haberlerden kaynaklandığını da söylemek mümkün çünkü satış anlaşmasının duyurulduğu haberlerde Doğuş Grubu’nun avukatı olarak adı geçen ve bu anlaşmanın yapılmasında önemli bir rol oynadığının altı çizilen Avukat Fikret İlkiz, kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesinde ne Doğuş Yayın Grubu’nun ne de Ara Güler’in avukatı olduğunu ve bu satış anlaşmasıyla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını söylerken, bu konuyla ilgili olarak bilgi almak üzere kendisiyle ilk kez bizim temasa geçtiğimizi de eklemeyi ihmal etmedi.

    Tüm bu satış hadisesinde esas dikkat çekici olan noktalardan biri, normalde ülkemizde herhangi bir sanatçı bu kadar gündeme gelmezken, kendisine sanatçı dedirtmemekte ısrar eden ‘fotomuhabiri’ Ara Güler’in bir anlamda ortak hafızamızın kaydını tuttuğu arşivinin akıbetine yönelik gelişmelerin gazetelerde doğru-yanlış sürekli yer bulması. Elbette Güler, sadece bu arşiv meselesiyle ilgili olarak değil, başta da söylediğimiz gibi son yıllarda -sanatının yanı sıra- pek çok başka nedenle de haberlere konu olan ve tartışılan bir isim. Hatta bu yazı yazılırken, Güler’in -kendi isteğiyle- Cumhurbaşkanı’nın fotoğraflarını çekmesi, hem haber olarak gazetelerde geniş bir şekilde yer buluyor hem de köşeyazarlarının ve fotoğraf dünyasının gündemini meşgul etmeye devam ediyordu. 

    [IstanbulArtNews, Ocak 2016, Sayı 27'de yayımlanmıştır]

         

    Yazının tamamını pdf olarak indirmek için lütfen tıklayın